Franchising iki tarafı ilgilendiren bir konudur. Bu nedenle de Franchise alınırken iki tarafı da ilgilendiren araştırmalar söz konusudur. Franchisingin temel yapı taşlarından birisi sürekliliktir. Bunun sağlanabilmesi için her iki tarafında gayet açık bir şekilde kendini ortaya koyması ve her iki tarafında yapacağı araştırmalarla tatmin olarak güvene dayalı bir ilişki tesis edilmesi gerekir.
Franchise ayrıca iş ve hizmetinde bir araştırmasını yapmalıdır. Söz konusu işin kendi iş yapma yapısı ile uyumlu olup olmadığını, bu işin gereklerini yerine getirip getiremeyeceğini, bu iş ile beklentilerine ulaşıp ulaşamayacağını, yatırım yapmayı düşündüğü yerin bu iş için uygun olup olmayacağını iyi araştırmalıdır.
Yer konusunda ise her iki tarafında bir araştırma yaparak ortak bir karar ve kanaate varmaları gerekmektedir. Yatırım için seçilmiş bir alan var ise; bu alanın yatırım için uygun olup olmadığı, rakiplerin durumu, tüketici ve hedef kitlenin durumu, bölgede söz konusu yatırım için bir gerek olup olmadığını, seçilen yerin kira ise maliyetlere olacak etkisini, yatırımcının bu bölgedeki iş yapma gücünü, Franchising anlaşmasına konu olacak markaya ilişkin bölgedeki mevcut bakışı iyi incelemek gerekir. Yatırım için henüz yer belirlenmemişse; söz konusu yatırıma ihtiyaç olacak bölgenin ciddi araştırmalar ile belirlenmesi gerekir.
Bundan sonra ise anlaşma üzerinde çalışma yapmak gerekmektedir.
Anlaşma çerçevesinde üzerinde çalışılacak konuların başında koşullar gelir. Franchising işleminin hangi koşullar altında yapılacağının iyi belirlenmesi ileride doğabilecek anlaşmazlıkları daha baştan önlemesi nedeni ile önemlidir. Taraflar yerine getiremeyecekleri koşulları hiçbir şekilde yerine getireceğini taahhüt etmemelidir. Gerekiyorsa anlaşmadan vazgeçilmelidir.
İkinci önemli konu bölgedir. Bölgenin tanım ve tarifi, sınırları iyi belirlenmelidir. Franchisor'un hangi şartlar altına bu bölgede çalışma yapabileceği, ya da söz konusu bölgeden kendisine gelecek bir talebe ilişkin olarak Franchisenin haklarının ne olduğu iyi belirlenmelidir.
Ücretler ise doğru bir paylaşım esasına göre belirlenmelidir. Neticede yapılan iş ticari bir konudur. Ticaretin konusu ise paradır. Bu konunun yeterince önemsenmemesi anlaşmanın ana merkezlerinden birinin eksik olması anlamına gelir ki merkez ve zemin sağlam olmazsa anlaşmanın uzun süreli olması beklenemez.
Destek konusunun çerçevesinin çizilmesi her iki taraf içinde önemlidir. Çerçeve belirlenmez ise Franchise farklı beklentiler içinde olacak Franchisor bunları yapmadığında destek görmediği hissine kapılacaktır. Franchisor ise anlaşmada belirlenmemiş her bir destek talebini ilave maliyet olarak göreceğinden söz konusu franchisingden yeterince kâr edemediğini düşünecektir.
Sınırlamalar konusu yine her iki taraf için önem arz eder. Franchisor için sınırlamalar bu zaman kadar başarı ile yürütülmüş bir işin garantisi niteliğinde iken Franchise için kendisini sınırlayan hareket alanını daraltan unsurlar niteliğinde görülebilir. Bu nedenle sınırlamaların belirlenmesi her iki tarafın memnun olacağı bir anlaşmanın ön şartıdır.
Ayrılış hukuku aslında üzerinde en çok durulması gereken konulardan biridir. Bu konu kesinlikle bugünün iyi ilişkileri çerçevesinde değerlendirilmemeli her iki tarafın hukuku da tam olarak belirlenmelidir. Aksi takdirde ileride yaşanacak bir problemde konu havada kalacak hem iş başarısızlığı, ilişki yıpranmasına neden olacak hem de zaman, para ve emek kaybını beraberinde getirecektir.